Son yıllarda Trabzon’da gözlemlenen yoğun ve kısa süreli yağış artışları, büyük ölçekli felaketlerin yanı sıra daha sık yaşanan mikro ölçekli sel ve su baskınlarını gündeme getirmiştir; bu durum, iklim değişikliği ile ilişkilendirilen ekstrem hava olaylarının yerel ölçekteki etkilerini ortaya koyan bir örüntü sunar. Özellikle şehir içi altyapının bu ani yağışlara uyum sağlamakta zorlanması, küçük çaplı fakat tekrarlayan afetlerin gündelik hayatı kesintiye uğratmasına neden olur. Bu süreç, afetlerin artık yalnızca “büyük olaylar” olarak değil, süreklilik gösteren bir risk olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar.
Trabzon’un sert rüzgârı, bu şehrin taş evlerine olduğu kadar hafızasına da sinmiştir.
Sen ne düşünüyorsun?