Trabzon’un sert rüzgârı, bu şehrin taş evlerine olduğu kadar hafızasına da sinmiştir.
Selçuk İnan, Trabzonspor’da oyunu başlatan oyuncuydu.
Topu alırdı.
Yön verirdi.
Ritmi belirlerdi.
Uzun paslar, duran toplar,
oyunun temposunu ayarlayan dokunuşlar…
Selçuk’un farkı:
göze değil,
oyunun merkezine oynamasıydı.
2010-11 sezonunda,
takımın saha içi düzeninin en kritik parçasıydı.
Ama onun hikayesini özel yapan şey sadece oyun değil:
ayrılığıdır.
Gidişi, sadece bir transfer olarak görülmedi.
Bir kırılma olarak yaşandı.
Çünkü bazı oyuncular sadece katkı vermez,
takımın dengesini oluşturur.
O denge bozulduğunda,
etkisi uzun sürer.
Trabzonspor tarihinde bazı oyuncular oynar.
Ama bazıları:
oyunu kurar.
Selçuk İnan, o kurucuydu.
Sen ne düşünüyorsun?