Trabzon’da mahalle baskısı, klasik anlamda katı bir denetim mekanizması olarak değil, daha çok sosyal görünürlük ve karşılıklı tanıma üzerinden işleyen bir yapı olarak ortaya çıkar; bireyler, yaşadıkları çevrede tanındıkları ve takip edildikleri için davranışlarını belirli ölçüde bu görünürlüğe göre şekillendirir. Bu durum, doğrudan bir baskıdan ziyade, “ne derler” algısı üzerinden çalışan bir sosyal denge mekanizması üretir. Özellikle küçük mahallelerde bu etki daha belirgin hissedilirken, şehir merkezine doğru bu yapı daha esnek hâle gelir.
Trabzon’un sert rüzgârı, bu şehrin taş evlerine olduğu kadar hafızasına da sinmiştir.
Sen ne düşünüyorsun?