2001-02 sezonu, bir önceki yılın devamı gibiydi: iyi anlar, kötü seriler, kaçan fırsatlar.
Kadro parçalıydı; bireysel performanslar öne çıkıyor, takım oyunu geri planda kalıyordu.
Trabzonspor için en büyük eksik:
sahada ortak bir akıl üretmekti.
Bu sezon, “nasıl oynayacağını bilen takım” olmanın ne kadar kritik olduğunu hatırlattı.
Trabzon’un sert rüzgârı, bu şehrin taş evlerine olduğu kadar hafızasına da sinmiştir.
Sen ne düşünüyorsun?