Trabzonspor'un kuruluş hikâyesi anlatılırken adı mutlaka anılması gereken isimlerden biri Rıfat Dedeoğlu'dur. 1923 yılında Trabzon'da dünyaya gelen Dedeoğlu, iş hayatında tüccarlık yaparken genç yaşlardan itibaren sporun içinde yer aldı. Özellikle Trabzon futbolunun köklü kulüplerinden İdmanocağı'nda yöneticilik ve başkanlık görevlerinde bulunarak şehir sporunda önemli bir figür hâline geldi.
1960'lı yıllarda Trabzon futbolu, İdmanocağı ve İdmangücü arasındaki sert rekabet nedeniyle parçalı bir yapıdaydı. Türkiye Futbol Federasyonu'nun profesyonel liglerde yer alacak güçlü bir Trabzon takımı istemesi üzerine başlayan birleşme görüşmelerinde Rıfat Dedeoğlu kilit rol oynadı. İdmanocağı cephesinin en etkili temsilcilerinden biri olarak Ali Osman Ulusoy ile birlikte Trabzonspor'un kurulmasını sağlayan isimler arasında yer aldı.
2 Şubat 1968'de Trabzonspor başkanlığı görevine gelen Dedeoğlu, kulüp tarihinin ikinci başkanı oldu. Daha sonra 1970-1971 döneminde yeniden başkanlık yaptı. Ancak onu önemli kılan yalnızca başkanlık görevleri değil, Trabzonspor'un kuruluş felsefesine yaptığı katkılardır. Birçok tarihçi ve spor yazarı tarafından Trabzonspor'un "birleştirici mimarlarından biri" olarak kabul edilir.
Dedeoğlu aynı zamanda sporculuk geçmişine de sahipti. İdmanocağı bünyesinde futbol ve atletizmle ilgilenmiş, yüksek atlama ve üç adım branşlarında bölgesel başarılar elde etmiştir. Sporun yalnızca saha içinde değil, yönetim tarafında da gelişmesi gerektiğini savunan isimlerden biri olmuştur.
Başkanlık dönemlerinin ardından da Trabzonspor'dan kopmayan Dedeoğlu, uzun yıllar Divan Kurulu çalışmalarında yer aldı. Kulübün tarihine ilişkin araştırmalarıyla dikkat çekti ve Trabzonspor'un köklerinin daha eski kulüplere dayandığını savunan görüşleriyle tartışmalara katkı sundu.
6 Kasım 2004 tarihinde hayatını kaybeden Rıfat Dedeoğlu, bugün Trabzonspor'un kurucu iradesini temsil eden en önemli isimlerden biri olarak anılmaktadır. Kulübün kuruluşunda gösterdiği uzlaştırıcı tavır olmasaydı, Trabzonspor'un ortaya çıkmasının çok daha zor olacağı yönünde yaygın bir görüş bulunmaktadır.
Trabzon’un sert rüzgârı, bu şehrin taş evlerine olduğu kadar hafızasına da sinmiştir.
Sen ne düşünüyorsun?